9 Haz 2013

Helal Olsun Bize....


Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, AKP MKYK'daki taliamatı ile en az 2 milyon kişinin toplanacağı söylenen Kazlıçeşme mitingi yapılacakmış 16 Haziran tarihinde... 15 Haziranda da Ankara'da... Gezi Parkı eylemine karşı eylem olarak....

Demokratik bir ülkede...
Bir Başbakan....
Demokratik protesto hakkını kullanmaya çalışan vatandaşlarının üzerine önce orantısız güç kullanan polislerini salar...
sonra da kendi partisinin kadroları yolu ile ülkesinin vatandaşlarının "sen yol ver Taksimi ezelim" diyen bir bölümünü toplayarak, yine kendi ülkesinin vatandaşlarına karşı vücut gösterisi yapmayı düşünebilir mi?

Yani...

Demokratik bir ülkenin, demokratik bir Başbakanı, herhangi bir nedenle kendisini protesto eden kitlelerin üzerine hem polisi hem de halkın diğer bir bölümünü salar mı?

Kendi ülkesinin iş adamlarını tehdit eder mi?

Polis tüm Türkiye'nin polisi ve tüm vatandaşlara eşit mesafede durması gerektiğine göre:..

Kazlıçeşme'de toplayacağı bu kitlenin üzerine, polis aynen Gezi Park direnişçilerinin üzerine gittiği gibi giderse... o kitle nasıl tepki gösterir???

Ama olmaz öyle bir şey değil mi...?

olmaz çünkü:
a- Kazlıçeşme Başbakanlarının emriyle toplanıyor ve Çapulculara karşı toplanıyor... Çapulcular Başbakanın değil Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşları....
b- Polis İçişlerine bağlı.. İçişleri Bakanı Muammer Güler de Başbakan'a bağlı...

Dünya yepyeni bir "demokrasi" "demokratik devlet"  "demokratik başbakan" ve  "demokratik Başbakan'a özel ana akım medyası patronluğu" kavramı ile tanışıyor... 
Tayyip Erdoğan gibi öncü olmak kolay değil..   yenilikler öyle kolay kabul edilemiyor kitleler tarafından...


Ben de yenilikçi olmakla öğünür dururum...  gerçi artık yaşlandım ama yine de katkım olsun diye...

Wikipedia sözlüğü de ziyaret ederek "demokrasi" "demokratik devlet"  "demokratik başbakan" ve  "demokratik Başbakan'a özel ana akım medyası patronluğu" kavramlarının acilen düzeltilmesi için ne yapmak gerek öğreneyim... 

Gezi Park eylemleri içerisinde yer alan ve destek veren herkes Çapulcuymuş... sözlüğe bakın diyor ve açıklıyor..... ortalığı yıkıp dökenlere denirmiş....

Gezi Parkı Eylemcilerin ne kadar yakıp yıktığı ortada....  hepimiz görüyoruz...
Onlara da benimsedi "Çapulcu" tanımlamasını...  demek ki Çapulcu kavramı da değişmeli...  yakıp-yıkma kavramı da değişmeli....


Helal Olsun Bize.....  ne çok şeyi değişmesine sebep oluyoruz...:!!!!










14 yorum:

  1. demokrasinin içinin güzelliğine kapılıp, onu sahiplenen o kadar çok sistem, ideoloji, akım, yaklaşım -ve artık adına ne derseniz- vardır ki günümüzde mikro ya da makro olduğu fark etmeksizin bu terimin kullanımına ihtiyaç duyulmaktadır! Dr. House bu konuda sağlam bir önerme getirmektedir;

    -"Hakikat yalanlarda başlar ve insanlar yalan söyler."
    -"En başarılı evlilikler yalanlar üzerine kuruludur" ki bu Foucault'un sistem hakkındaki görüşleriyle tamamen örtüşür...

    Yazdıklarınız bana "barda" filminin de müzikleri arasında yer alan üç nokta birin söylediği "dediler ki" şarkısının bir kısmını da anımsattı.

    "tekrar gözden geçirdim, yalan söylememişler...
    tekrar gözden geçirdim, yalan!" "eğriyi doğruyu bilenler" tarafından kullanılan demokrasi kavramı da aynen bu şekilde bi yalan-bi doğru-bi kurgu-bi sorgu-bi vurgu halinde sürüp gitmekte ve kabına sığmamaktadır.

    Bir başka başlık altında dickinson'un "gerçeği söyle ama onu çarpıtarak söyle. Başarı yayılan yalanlarla gelir" sözünü paylaşmıştım. Araçlar amaç olma ironisine yenik düşerlerse belirli çıkmazlara neden olurlar. Demokrasi de bana göre bu çıkmazların başında gelmektedir. Antik yunan demokrasisinin kavramsallaştırmasını yapanların "ancak ve ancak küçük toplululuklarda geçerli olabilir demiştik!" dediklerini de duyar gibiyim.

    "eğer yurttaşlar devletten korkuyorlarsa bunun adı tiranlıktır! eğer devlet yurttaşlarından korkuyorsa bunun adı demokrasidir."

    Son olarak da "demokrasi vardır, yalan olsa bile..."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. demokrasi konusunda yazdıklarına a-z katılıyorum... ama "eğer yurttaşlar devletten korkuyorlarsa bunun adı tiranlıktır! eğer devlet yurttaşlarından korkuyorsa bunun adı demokrasidir."

      Son olarak da "demokrasi vardır, yalan olsa bile..."

      tanımlaman bnce olabilecek en iyi tanımlamaydı... harikasın...

      Sil
  2. umarım şiddet yeniden sahneye çıkmaz
    ve umarım devlet eliyle yeniden göstericilerinin canı yakılmaz
    bakınca açıklamalara sanki herşey olabilirmiş gibi bi belirsizlik var ortada
    ve açıkçası bu beni tedirgin ediyo
    insanları anlamak yerine
    sürekli suçlayıp tehditler savurmak hala
    bu yanlış bi yol değil mi
    toptan manyağa bağlayacağız geliş gidiş
    "ah lütfen rahatsız olmayın benim için ama hadi gönlünüz kalmasın, bi tomanızı alırım varsa"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynı şekilde tedirginlik hepimizde... dileriz bir an önce sağduyu ağır basar...

      Sil
  3. Önceleri yazdığım bir şeydi aslında, yazdıklarınla örtüştüğünü düşündüğüm için de paylaşmak istedim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok da iyi ettin çok teşekkürler... senin o denli aklı başında ve düşündüren yayınların var ki... her kes okumalı bence...

      Sil
  4. galiba biraz inattan filan yapıyor. bi yerde bi kavis yapacaktır ama sanırım o da bilemiyor nasıl yapacağını.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inat değil aslında... sadece sosyal ve psikolojik bir olgu... bir çok yazımda belirtmiştim.. insanların kişiliklerinin gelişiminde doğdukları ve yaşadıkları sosyal ve kültürel ortam çok önemli... Tayyip Erdoğan'ın doğarak yetiştiği kültürel ortamda lider demek "mutlak doğru" olarak algılanıyor.. dolayısı ile geri adım atmak veya özür dilemek diye bir olgu söz konusu olamaz.. bu tür olgular zayıflıktır ve ancak biat edenlere özgüdür... sorun bu... kendisi bilse bile yanlış yaptığını yine de geri adım atamaz... ve geri adım atmadığı için olan biten herşeyin sorumlusu olarak da biat etmesi gerekenlerin biat etmeyerek bunlara sebep olduğunu düşünerek teselli bulacaktır... hani deriz ya askerlikte mantık yoktur... emir vardır.. diye... cemaatlerde bu çok daha ötesinde seyreder... problem bu...

      Sil
    2. doğru evet ama bak o eski kafa ancak lider olarak yeni akımı göz ardı etmeyecektir bence, ayrılıkçı lider olarak anılmak istemez, bi noktada bi formül bulacaktır, şimdilik bulamadı gibi kadrosunda bi dolu odtülü genç filan var, dinler onlar dinler sonunda. bakalım.
      :)

      Sil
    3. dilerim haklı çıkarsın... dilerim bazı gerçekleri anlamasını sağlayabilecek birileri çıkar...

      benim kişisel fikrimi sorarsan kendisi dünden hazır ama aldığı öğretilerden beslenen gururu ve içinde olduğu cemiyettekiler hazır değil.. onlar hazır olduğunda takacaktır gereken adımları... dilerim çok geç olmaz...

      Sil
  5. :) doğru.

    cemiyet cemaat filan özü para.

    evet çabuk olsun. herkes için kötü olmadan.
    :)

    YanıtlaSil
  6. din üzerinden prim yapmaya çalışan bir insan ne kadar zeki olabilir ki, ubermensch şeysi herhalde bu. Attigi tweetleri falan okudum da bu adam gercekten aptalin teki

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aslında hiç aptal değil...kendi kitlesini organize ediyor... ve kendi kitlesi biat kültüründen geldiği için tehlikeli bir kitle.. bu silah kendisine dönmemeli... eğer dönerse başkalarının yıllarla yapamadığını o kitlenin özünü oluşturan bir zümre saatlerle yapar... dikkat edin...

      ve benden bir nine tavsiyesi: asla karşınızdaki aptal olarak düşünmeyin eğer başarılı olmak istiyorsanız... "aptal" olduğunu düşündüğünüz anda üstünüze düşen rehavetle her an "aptal" olduğunu düşündüğünüz insan sizi yenebilir...

      Sil

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...