3 Ağu 2013

Bu Gece Kadir Gecesi....


Müslümanlar için kutsal Ramazan ayının sonuna geldik sayılır...
ve..
kesinliğinden emin olunmamakla beraber bu gece olduğu farz edilen Kadir Gecesine eriştik...

Şimdi birbirimizin Kadir Geces'ini kutluyoruz.. dualarının kabulünü dilediğimizi beyan ediyoruz..

Ve.. bu gece milyarlarcamız ellerini göğe kaldırıp dualar edeceğiz.... Bu bin aydan daha hayırlı gecede günahlarından bağışlanmayı dileyeceğiz... "Allah'ım sen beni cennetine kabul et" diyeceğiz dualarımızda...

Ama kaçımız kendimizi sorgulayacağız kaçımız gerçekten tövbe edeceğiz?

Her canlının ölümü tadacağı gerçeğini bilirken, sonsuz bir  "cennet" ve "cehennem" olgularının varlığına inanırken....  

"Büyük" olan her şeyden korkan insan evladı....
"Büyük" olan istedi diye hiç tanımadıklarını öldürebilen insan evladı...
"Büyük" olmak için kardeş kanı içen insan evladı...

Büyükleri Büyüğü... YARADAN.... ALLAH.... senden ne istiyor ??? Haberin var mı???
O'nun büyüklüğünden mi kuşkun var ?
O'nun varlığından mı kuşkun var?
Yoksa sen kendi "büyük"lerinin ALLAH'tan daha mı büyük olduklarını sanıyorsun?
Sana o fast food menusu gibi "din paketi" satanların seni ALLAH'tan daha fazla mı sevip koruyacaklarını sanıyorsun?
Yoksa bütün mesele kendi nefsinin açlıklarına yenik düşerek imanından vaz geçmen mi?

Allah kendi kelamını Kur'an ile söyledi... 
"Oku..." oldu ilk kelamı...
nefsine düşkün insan evladı sık sık oku - öğren...ve uygula... çünkü;. 
bil ki ben YARADAN olarak en büyük gücüm... 
sen benim yolumda çabalarsan, sadece bana kulluk edersen.. sonsuz  cennetimin kapılarını sana açarım.... 
aksi takdirde sonsuz cehennemde cezalandırılacaksınız...dedi...

Büyüklerin en büyüğünün talebini kaçımız yerine getirdik? Kendi dilimizde anlayarak okuduk.. okumaya vakit ayırdık... uygulamaya uğraştık...
Kaçımız  tüccarların sattığı hazır paketleri kabullenip müslümanlık tasladık?
Kaçımız kendimizi Tanrı ilan ettik?
Kaçımız o hazır din burgerleri ile insanların Allah ile kulu arasına girmeye çalıştık?
Kaçımız sadece "insan" olamayı becerdik... yüzlerce peygamberin anlatmaya çalıştığı gibi...

Bu gece KADİR GECESİ:...

Allah hepimizi af etsin.... 

Sevgiyle kalın....

16 yorum:

  1. Her zaman kì gibi ne güzel yazmissiniz. Artik din belli kaliplarda yasaniyor. Sırf mecburi imis gibi gonderilen kalip mesajlardan,cumlelerden o kadar sıkıldım ki kimsenin kandilini bayramini tebrik etmiyorum. Tebrik ne zaten ne alaka anlayabilmis değilim.

    YanıtlaSil
  2. inanlar paylaşırlar... ritüeller de paylaşmak içindir... ama benim sorunum bu denli sahip çıkıldığı halde "sahip çıkılan"ın ne olunduğundan bu denli bi haber olunması...
    çevremde konuştuğum insanların büyük kısmı, ya kuran"ı hiç okumamış ya da bir kısmını arapça ezberlemiş ama ezberlediğinin anlamının ne olduğunu bile bilmiyor...oruç tutuyor - namaz kılıyor ama manasını bilmeden... bir dolu "put"lara tapınıyor...

    aslında islamiyeti değil bir tür paganizmi kabullenmiş..ama bunun farkında değil ve bunların Kur'An da olduğunu sanıyor... .. işte bu beni kahrediyor...

    YanıtlaSil
  3. ben her insanın dilediği gibi ibadet edebilmesi taraftarıyım. Umarım her insanın duaları, dilekleri kabul olur. Hepimiz için kutlu bir geceydi.

    YanıtlaSil
  4. ben de her insanın dilediği gibi ibadet etmesinden yanayım... bilerek, anlayarak, isteyerek ve inanarak...

    YanıtlaSil
  5. Habersiziz çünkü zamanında yapılan "tuhaf" uygulamalarla dindar olmanın yanlış bir durum olduğu öğretildi bize. Tesettürlülerden nefret et, dua edenleri aşağıla, dinsiz olmak daha keyifli çünkü. Ya da öyle davranmak!
    Camus Düşüş'ünde buna harika örnekler verir.
    Bu ön yargıları yıkmak da o kadar kolay değil. Okumak, yazmak, araştırmak her insanın harcı olmuyor malesef. Teşfik edince de çeşitli yaftalar yemek var ucunda.
    Olsun.
    Allah herkesin kalbine sevgisini versin.
    Yazı için çok çok teşekkürler, böyle bir yazı okumayalı uzun zaman olmuştu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haklısın... bu konu benim üzerinde çok durduğum bir konu... ve artık din konusunu tabu olmaktan çıkartıp tartışmaya açmalıyız diye düşündüğümden bir seri yazacağım... özellikle de sonradan müslüman olan birisi olarak bu konuda bu ülkede çok fazla tartışmalı ve konuşmalıyız diye düşünüyorum...

      Sil
    2. Kesinlikle, serinizi merakla bekliyor olacağım.
      Ben doğduğumdan bu yana kendimi bulduğum İslam'ın içindeyim ancak yeni yeni müslüman olma mertebesine ulaştım diyebilirim. Araştırmalar yapıp çeşitli kaynaklar derliyorum, seve seve yardımcı olabilirim.
      Tartışma ve konuşma konusunda aynı fikirdeyiz, yazılarınızı bekliyor olacağım.

      Sil
    3. sevinirim.... ne kadar çok bilgi o kadar aydınlanma bilinçlenme demektir...
      teşekkür ederim...

      Sil
  6. Kadir gecesinin hayrına ve feyzine inanan gerçekten töbe eder. Ve kaç kişi töbe ederse etsin yada etmezse etmesin bu onu bağlar. Allah bizleri sevdiği kullarından eylesin. hayırlı kandiller..

    YanıtlaSil
  7. çok haklısın kul ile Allah arasına kimse giremez.. girmemeli ve de Allah'ın kelamını çarpıttırarak insanlara empoze etmemeli...olmadık saçmalıkları Allah'ın kelamıymış gibi insanlara yutturmamalı... bu tip kişilerin önünü kesmenin tek yolu da bilinçli olmaktan geçer...bilinçli olmak için de okumak gerekir... kur'an okumak gerekir... diyorum... yanlış söylediysem özür dilerim Vuslat'ım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asla .. Tabiki Kura-ı Kerim rehberimiz..Sevgiler canım...

      Sil
    2. teşekkür ederim... kucak dolusu sevgiler...

      Sil
  8. Ne güzelmiş o eski bayramlar

    Şehrin hamamları sabaha kadar açık olurmuş; bir de şekercileri. Temizlik, bayrama tertemiz ve kokulanmış olarak girmek bayramın ilk şartı ise şeker sözlerle, şeker sofralarla, şeker tadında ruhlarla tatlı yiyip tatlı konuşma da ikinci şartı imiş.

    Iyd-ı Fıtır (Fitre/iftar bayramı) ismiyle müsemma fitreler verilir, bir ay imsak edildi diye sevinç içinde iftar edilirmiş. Sevgilinin fermanına, dertlinin dermanına koşulur, borçlunun borcu, suçlunun suçu bağışlanırmış. Ayak takımından eşrafa, zenginden dilenciye en mütevazı çatılardan kaşanelere kadar ihtiyar genç, kadın erkek herkes bir bayram ruhuyla harman olur, bayramı ağız tadı diye sofralara koyup lezzet bulurmuş. En gariban insanın bile bayramlık bir urbası bulunur, bu urbayı bayramın ruhu gibi giyinir ve artık zamanın bayram olduğu bilinciyle oturur, yürür, konuşur, yaşarmış. Mehmet Akif diliyle “Pür handedir âfâk, cihan başka cihandır / Bayram ne kadar hoş, ne şetaretli zamandır”.

    Ne güzelmiş o eski bayramlar!..

    Şehrin hamamları sabaha kadar açık olurmuş; bir de şekercileri. Temizlik, bayrama tertemiz ve kokulanmış olarak girmek bayramın ilk şartı ise şeker sözlerle, şeker sofralarla, şeker tadında ruhlarla tatlı yiyip tatlı konuşma da ikinci şartı imiş. Bayram, bir namaz ile başlarmış, şimdiki gibi. Minarelerden yükselen lahuti sedaların ardından, abdest nuru ile parlayan yüzlerin sokakları bir şafak aydınlığı gibi doldurduğu rahmani bir namazmış o. Başların kulluk için eğildiği, alınların kulluk için yere değdiği bir namaz. Kalpleri coşturan tekbir ve tehliller ile pırıl pırıl yüzlerin biriktiği bir namaz… Şimdiki gibi…

    Ne güzelmiş o eski bayramlar!..

    Bayram namazından sonra kabristana gidilip önce atalar ve dedelerin ruhlarıyla bayramlaşılır, belki derinden derine Yasinler ve Fatihalar ile zaman aşılır, selvilerin hazin hışırtıları altında titreşen yanık sadalar ile evlere ulaşılırmış. Evde bir telaş, bir telaş… Ailenin en kıdemli evinde kahvaltı yapılacak ve ailenin bütün fertleri burada birbiriyle buluşacak. Küskünler barışmaya, çocuklar bahşiş kapıp yarışmaya gelmişlerdir mutlaka. Az sonra bekçi baba ve tulumbacı takımına mendiller sunulacak, amir-memur ziyaretleri için uygun hediyyeler bulunacak. Şimdi olmadığı gibi…

    Ne güzelmiş o eski bayramlar!..

    Önce şeker ikram edilirmiş, ardından kahve… Ama kahve mutlaka sade olacaktır. Güler yüz ile herkesin gönlü yapılacak, elbette ayak da yorgana göre uzatılacaktır. Hatırlı bir ziyaretçi geldiyse -aman ha- diğerlerini küstürmeyeceksiniz, zor da olsa mihman mihman üstüne ağırlamayı bileceksiniz. Çekinmeyin, teşrifat kaideleri zaten birinci derecede kıymetli misafirleri ilk gün, diğerlerini kıymetlerine göre ikinci veya son gün ziyarete imkan tanımaktadır. Birinci gün gelenlerle sarmaş dolaş olmayı, ikinci gün gelenlere ayağa kalkıp bir adım geride durmayı ihmal etmeyiniz. Üçüncü gün gelenlerin de hediyesi nispetinde kıymeti vardır demeyin sakın, onlar hakiki bayram çiçekleridir, belki Nedim’den bir beyit ile gönüllerini almanız gerekebilir: “Pek umar teşrîf-i ıydın ah ikinci gün Nedim / Gündüzün olmazsa akşam olsa da mani değil (Nedim bayram ziyareti için ikinci günde teşrif etmeni ne kadar umar, ah bir bilsen; hatta gündüzünde olmazsa akşamında olsa da razıdır)”.

    Ramazan-ı şerif günleri gidiyor, şevval-i mübarek ile bayram geliyor. Sahi ne güzelmiş o eski bayramlar!... Allah bayramı ümmet-i Muhammed’e, bütün İslam ülkelerine uğurlu, kademli eylesin.

    Berceste

    El vereydi nimet-i vaslın eğer bayramda

    Gam yemezdi sâim-i hicranın ol eyyâma dek

    (Şeyhülislam Yahya)

    Ey sevgili! Senin ayrılık orucunu tutan âşıkın, eğer vuslat nimetine bayramda ulaşacağını bilseydi o güne kadar gam yiyerek orucunu bozmazdı.

    Selam ve dua ile hayırlı bayramlar......

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçekten de eski bayramlar ne güzeldi....
      ama bugün de güzelleştirmek bizim ellerimizde...

      BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN...

      Sil
  9. kadir gecen mubarek olmuştur inşallah :) bayramın kutlu olsun :)

    YanıtlaSil
  10. kadir gecen mubarek olmuştur inşallah :) bayramın kutlu olsun :)

    YanıtlaSil

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...