9 Oca 2012

Baby Nini Firarda II

Episode 2 : İskoçya

Apartman Dairesi Krallığının biricik Prensesi Nini


Baby Nini firarda Episode 1: İrlanda ‘da , bir varmış bir yokmuş diye anlatmaya başlamıştık Apartman Dairesi Krallığının güzeller güzeli prensesi Nini’nin doğuşunu ve özgürlük uğruna geri geri emekleyerek saraydan kaçıp isim babası İrlandalı Prens Ağbisi Michael Flatley ile buluşmasını.
Şimdi masalımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

İsim babası İrlandalı Prens Michael Flatley bizim minik Apartman Dairesi Prensesimiz Nini’ye arzu ettiği gibi bir minik saray vermiş yeşil panjurları olan.. tıpkı hayalindeki gibi..  


Bakın Prenses Nini nasıl yerleştirmeye koyuldu yeni evini;

                   
Artık kendini İrlanda’nın yerlisi gibi hissetmeye başlamıştı ama..Kral Babasını, Kraliçe Annesini, ağbisi Kurbağa Prens Cevo’yu da özlemişti..Acaba ağbisini öpecek prenses çıkmışmıydı ortaya..çok merak ediyordu ağbisinin büyüsü bozulduğunda nasıl bir görüntüsü olacağını..yakışıklı mı olacaktı..herhalde.. çünkü masallardaki prensler hep yakışıklı olurlar..masalların en güzel yanı buydu işte.. sadece kötü olanlar çirkin olduğundan hemen bilirdin kimin kötü olduğunu..tabii ki kötü cadılar hariç..onlar her kılığa girerlerdi..Ağbisi çok beğendiği 21 yaşındaki Celtic müziği kralı Adrian von Ziegler den daha yakışıklı olacaktı.. Ama Adrian kadar güzel müzik yapamazdı.  Adrian  dünyaya seslenen pop şarkıcılarından daha fazla hayranı olacak kadar güzel müzik yapıyordu.. Ama olsun ağbisi de onun ağbisiydi.Çok özlemişti ağbisini..Adrian’dan bir İrlanda Celtlik parçası dinleyerek ağbisiyle buluşmalarını hayal etmeye koyuldu.....


Minik Prenses Nini’nin bu halinden etkilen İrlandalı Prens Michael Flatley, minik prensesi  İskoçyalı şarkı Prensesi Julienne Taylor ile bir tatile yollar. Prenses Nini çok sevdiği için,   Julienne  yol boyu  Caledonia ‘yı söyler



Bir ara yorulup mola verdikleri yerde İskoçların genç yaşlı, milli çalgıları  gayda eşliğinde dans  edip eğlendiklerini görünce, minik Prenses Nini hemen gidip onları videoya çekti ki, geri dönüşünde arkadaşlarına gösterebilsin..


Danslar bitince önlerine gelen ilk lokantaya girip yemek ısmarlarlar. Minik Prenses Nini çok acıkmıştır. Önüne konan etlere bakar..pirzola vardır tabaklarda en sevdiği sopalı et.. Ama gözüne az gelir.. Daha fazlasını elde etmek için bir müziplik düşünür.  'Julienne bu nedir ben hiç görmedim şimdiye kadar' deyince  Julienne  ' onun adı pirzola, bir tadına bak bakalım beğenecekmisin' deyince yavaşça elini uzatıp sopasından tutup bir lokma alır. Ağzında tadına vara vara çiğner sonra 'Bayıldım, hepsini ben yiyecem' diye çığlıklar atıp masadaki bütün pirzolaları tabağına alıp afiyetle yer.  Julienne  onun pirzolaları iştahla yemesini seyrederken  'minik prensesin ülkesi çok fakir herhalde pirzolayı bilmiyor, zavallı keşke daha çok ısmarlasaydım 'diye düşünür.

Dönüşünde ağbisi Kurbağa Prens Cevo’ya mektup yazıp gördüklerini şöyle anlattı.

'Gayda denilen bir müzik aletleri var öyle güzel çalıyorlar ki, anlatamam, dinlemen gerek. Dans ederken çok estetikler,  gövdelerinin üstünü de öldürmüyorlar İrlandalılar gibi. Erkekler de etek giyermiş eskiden, şimdi bazen giyiyorlarmış. 790 adaları varmış . Parlamentoları var ama İngiltere Birleşik Krallığına bağlılar, bağımsız ülke değiller. Edinburgh başkentleri oluyormuş. Dağlar, göller, dereler ve efsanler dolu burası.
Hani senin sevdiğin o Harry Potter var ya..Onun yazarı J.K.Rowling. ile Cesur Yürek filmindeki kahraman William Wallace. de İskoçmuş.  Annemin sevdiği şair Robert Burns’u da saymalıyım.

Bir de, bana enjekte ettikleri penisilini de yine bir İskoç keşfetmiş, Alexander Fleming. Telefonu icat eden Alexander Graham Bell ve daha bir sürü bilim adamları varmış. Scotch Egg denilen top gibi taptıkları bir yumurtaları var, herkes onu yiyor. Ben henüz yemedim.


Bir de senin muz için yaptığın oyunu ben de pirzola için yaptım.. Annem görseydi ne biçim utanırdı..bir güzel karnımı doyurdum görme.. Julienne de, bana acıyıp kendi tabağındakileri de bana verdi.. 

Eğer sen buraya gelirsen ne çok eğleniriz. Hem burada viski içmelisin. Bütün dünyaya bunlar satıyormuş.. Ben tadını beğenmedim tahta kurusu gibi geldi ama senin seveceğinden eminim çünkü babamın şişesinden gizlice içtiğini biliyorum.

Geleceksin değil mi ?  seni çok özledim.

Kardeşin Minik Prenses Nini'


Mektubu hemen postalayıp, odasına geldi. Çok yorulmuştu. Bütün gün hiç durmadan dolaşmak onu çok yormuştu. Oyalanmadan yatağına girdi, rüyasında yeni yolculuklarda yeni diyarlar görmeyi hayal ederek mışıl mışıl uyuyuverdi.
Bize de sessizce odasından çıkmak düştü..Uyanıp da yeniden bizi peşinden koşturana kadar  şöööööyle rahatca bacak uzatabilmek için…




Devamı:Baby Nini Firarda III   
Birinci bölümü okumadıysanız haydi okuyun : Baby Nini Firarda I


                 

8 yorum:

  1. hayal gücüne, ilgine, yeteneğine, ruhuna, ellerine sağlık!!

    yine harika, yine çok keyifli. (üstelik oldukça da bilgilendirici, genel kültür yaptım okurken:))

    Çok güzel olmuş inan, çok sevdim. ÇOK ÇOK ÇOK Teşekkür ederim!

    pirzola anımı, masala uyarlayışına bayıldım:) çok güldüm.. videolar da şahane... saymakla bitmez, hepsi harika... bu arada viskiyi severim ama o kadarını da nereden bileceksin:)

    kocaman, kucak dolusu sevgilerimle!
    tekrar teşekkür ederim sevgili blog arkadaşım:)

    YanıtlaSil
  2. Beğendiysen ne mutlu bana..
    viski konusuna gelince, bir daha sefere artık yeni sevmiş gibi yaparız..masal olunca, yanlışları düzeltmesi kolay..

    YanıtlaSil
  3. Ben de çok beğendim ben dee :))
    Harika yazmışsın gerçekten. Nasıl da aklına gelmiş böyle bir şey.
    Çok şeker bir post olmuş.
    Tıpkı nini'nin kendisi gibi...
    Öpüyorum ikiniz de...

    YanıtlaSil
  4. Bozbek arkadaşımız sonu güzel biten bir masal istemiştibir postuma bıraktığı yorumunda. Ben de Bozbek için 'Moskova'da bir Aşk' masalınıyazdım. Bu sefer de Nini arkadaşımız kendisi için istedi yorumunda. Tam o sıralarda benim çok hoşma giden çocokluk anılarını postlamıştı. Müzip bebeklik anıları aklıma bir zamanların 'Bebek Firarda' filmini getirdi. Sonuç: Nini anıları, bebek firarda formatı ve Acun Firarda firmatı çorbası olarak ortaya çıktı. Ben hazırlarken eğleniyorum.. Umarım okuyanlar da eğleniyordur.

    Umarım senin 'ben de..' deyişin beğendiğini söylemek için . 'Ben de kendime masal istiyorum anlamında değil' yanılmıyorum di mi? :)

    YanıtlaSil
  5. Hayır, değil tabii ki de...
    Çok hoş bir kombin, ilginç bir fikir olduğu için çok beğendim.
    Şimdi siz sorunca aklıma geldi böyle bir şey inanın...
    Gerçekten :)

    YanıtlaSil
  6. merak etme.. ben de sadece takılmıştım..:)
    teşekkür ederim samimiyetin için.

    YanıtlaSil
  7. Hehe..Buradaymış.
    Yaw bu yazı 2 bölüm müydü?
    Şimdi farkettim :))

    YanıtlaSil

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...